Salı

IWS Istanbul Wedding Show 2027-Yılmaz Parlar

 IWS Istanbul Wedding Show 2027

Evlilik Özenti İster

Hayatın En Özel Günü Detaylarda Saklı

Evlilik, yalnızca iki insanın hayatını birleştirdiği bir an değil; aynı zamanda yıllarca hatırlanacak, duygusu ve estetiğiyle iz bırakan en özel günlerden biridir.

Bu nedenle düğün organizasyonları; titizlik, estetik anlayış ve kusursuz planlama gerektiren bir sanat haline gelmiştir. Her detayın özenle düşünüldüğü bu süreç, aslında bir yaşam tarzının da yansımasıdır.



Gelinlikten mekâna, gastronomiden dekorasyona kadar uzanan geniş yelpazede yapılan her tercih, çiftlerin hayallerini gerçeğe dönüştüren kritik adımlardır.

İşte tam da bu nedenle düğün dünyası artık sadece bir organizasyon değil; vizyon, deneyim ve profesyonelliğin birleştiği büyük bir sektör olarak öne çıkıyor.

Düğün Dünyasının Kalbi İstanbul’da Atacak

IWS Istanbul Wedding Show 2027, düğün sektörünün en prestijli markalarını bir araya getirerek büyük bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.

28 Nisan’2026 Salı günü, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen basın toplantısıyla tanıtılan fuar, şimdiden sektörün en iddialı buluşmalarından biri olarak dikkat çekiyor.



TG EKSPO İmzası, Vizyon, Disiplin Ve Başarı

Organizasyonun arkasındaki güç olan TG EXPO Uluslararası Fuarcılık A.Ş., uluslararası fuarcılık alanındaki deneyimi, disiplinli çalışma anlayışı ve vizyoner yaklaşımıyla bir kez daha farkını ortaya koyuyor.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Akyıldız, sektöre yön veren liderliği, detaylara verdiği önem ve başarı odaklı titiz çalışmalarıyla organizasyonun en güçlü mimarlarından biri olarak öne çıkıyor.

Akyıldız’ın ortaya koyduğu vizyon, IWS’yi yalnızca bir fuar değil, sektörün geleceğini şekillendiren bir platform haline getiriyor.



Sadece Fuar Değil, Sektörün Geleceği

Basın toplantısında konuşan Gönül Akyıldız, organizasyonun klasik fuar anlayışının ötesinde olduğunu vurgulayarak şu mesajı verdi:

“Biz sadece bir fuar düzenlemiyoruz; sektörün geleceğini inşa ediyoruz. İstanbul’u bölgenin en güçlü düğün ve ticaret platformlarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz.”

Düğün ekonomisinin dünya genelinde yüz milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaştığına dikkat çeken Akyıldız, Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline güçlü bir vurgu yaptı.

Lütfi Kırdar, Küresel Organizasyonların Merkezi

Toplantıya ev sahipliği yapan İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Deniz Dikkaya, merkezin köklü geçmişine ve uluslararası gücüne dikkat çekti.

Dikkaya, İstanbul’un düğün turizmi açısından küresel bir cazibe merkezi olduğunu belirterek, organizasyonun sadece sektöre değil şehir ekonomisine de önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.



Sektörün Tüm Devleri Aynı Çatı Altında

IWS 2027; düğün planlama ajanslarından uluslararası tasarımcılara, lüks otellerden prodüksiyon ekiplerine kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiriyor.

Haute couture gelinliklerden özel tasarım davetiyelere, gastronomi deneyimlerinden balayı seçeneklerine kadar geniş bir yelpaze sunan fuar, ziyaretçilere hayallerindeki düğünü birebir deneyimleme fırsatı sağlıyor.



Deneyim Odaklı Lüks Konsept

IWS, klasik fuar anlayışını geride bırakarak ziyaretçilere adeta bir yaşam tarzı sunuyor.

Özel defileler, canlı performanslar, VIP etkinlikler ve stil danışmanlıklarıyla katılımcılar yalnızca bir fuara değil; baştan sona planlanmış bir deneyim dünyasına adım atıyor.

Uluslararası Vizyon Ve Büyük Hedef

Yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından yoğun ilgi görmesi beklenen IWS 2027, İstanbul’u düğün turizminin küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

Global iş birliklerinin kurulacağı bu platform, Türkiye’nin düğün sektöründeki gücünü uluslararası arenada bir kez daha gözler önüne serecek.

yilmazparlar@yahoo.com


IWS Istanbul Wedding Show 2027

Weddings Demand Refinement

Life’s Most Special Day Lies in the Details

Marriage is not merely a moment when two lives unite; it is one of the most meaningful milestones that leaves a lasting impression with its emotion and aesthetic for years to come.

For this reason, wedding planning has evolved into an art form that requires precision, refined taste, and flawless organization. Every carefully considered detail reflects not only the couple’s vision but also a distinctive lifestyle.

From bridal gowns to venues, from gastronomy to decoration, every choice plays a critical role in transforming dreams into reality. This is exactly why the wedding industry today stands out not just as an organization business, but as a powerful sector where vision, experience, and professionalism converge.

The Heart of the Wedding World Will Beat in Istanbul

IWS Istanbul Wedding Show 2027 is preparing to bring together the most prestigious brands in the wedding industry under one roof.

Introduced at a press conference held on Tuesday, April 28, 2026, at the Istanbul Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center, the event is already drawing attention as one of the most ambitious gatherings in the sector.

The Signature of TG EXPO, Vision, Discipline, and Success

The driving force behind the organization, TG EXPO International Fairs Inc., once again demonstrates its distinction with its global experience, disciplined work ethic, and visionary approach.

Chairwoman of the Board, Gönül Akyıldız, stands out as one of the strongest architects of the event with her leadership, attention to detail, and unwavering focus on success. Her vision transforms IWS into not just a fair, but a platform shaping the future of the industry.

Not Just a Fair, But the Future of the Industry

Speaking at the press conference, Gönül Akyıldız emphasized that the event goes beyond the traditional fair concept:

“We are not just organizing a fair; we are building the future of the industry. Our goal is to position Istanbul as one of the strongest wedding and trade platforms in the region.”

Highlighting that the global wedding economy has reached hundreds of billions of dollars, Akyıldız underlined Turkey’s strong potential in this field.

Lütfi Kırdar, A Hub for Global Events

Deniz Dikkaya, General Manager of the Istanbul Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center, drew attention to the venue’s deep-rooted history and international strength.

He emphasized that Istanbul is a global attraction point for wedding tourism and noted that the event will contribute significantly not only to the sector but also to the city’s economy.

All Giants of the Industry Under One Roof

IWS 2027 will bring together all stakeholders of the wedding industry—from wedding planners to international designers, from luxury hotels to production teams.

Offering a wide range from haute couture wedding dresses to bespoke invitations, from gastronomy experiences to honeymoon options, the fair provides visitors with the opportunity to experience their dream wedding firsthand.

Experience-Focused Luxury Concept

Going beyond the traditional exhibition model, IWS offers visitors a complete lifestyle experience.

With exclusive fashion shows, live performances, VIP events, and style consultancy services, attendees will step into a fully curated world rather than just a fair.

International Vision and Major Ambitions

Expected to attract significant international attention, IWS 2027 aims to position Istanbul as a global hub for wedding tourism.

Serving as a platform for global collaborations, the event will once again showcase Turkey’s strength in the wedding industry on the international stage.

yilmazparlar@yahoo.com

Çarşamba

EKAV-Tres Specula -Üç Yansıma Sergi-Yılmaz Parlar

 Ekav’da Işık, Form Ve Ruhun Büyüleyici Buluşması

Sanatın Zirvesi

İnci Galerinin İnci Sanatçıları; Üç Yansıma, Tek Ruh

Sanat…
İnsanın kendini en derin, en saf ve en zamansız ifade edebildiği alan. Bir toplumun hafızası, ruhu ve geleceğe bıraktığı en güçlü izdir.

Sanatın olduğu yerde estetik vardır, düşünce vardır, zarafet vardır. Ve bazı anlar vardır ki; sanat sadece sergilenmez, adeta yaşanır… İşte o anlardan biri, İstanbul’un kalbinde gerçekleşti.



Ritz-Carlton’da Sanatın En Zarif Gecesi

İstanbul’un en prestijli noktalarından The Ritz-Carlton Hotel bünyesinde yer alan Ekavart Gallery, 7 Nisan – 7 Mayıs 2026 tarihleri arasında sanat dünyasına damga vuracak bir sergiye ev sahipliği yapıyor: “Tres Specula / Üç Yansıma”.

Açılış gecesi ise adeta bir elitler buluşmasıydı. Sanat, iş ve cemiyet hayatının seçkin isimleri; zarafet, stil ve kültürün kusursuz uyum içinde buluştuğu bu özel davette bir araya geldi.

Her detayın incelikle düşünüldüğü gece, yalnızca bir sergi açılışı değil; aynı zamanda yüksek estetiğin sahne aldığı bir sanat şöleni olarak hafızalara kazındı.



EKAV’ın Vizyonu, İnci Aksoy’un Sanata İmzası

Bu büyüleyici atmosferin arkasında ise güçlü bir vizyon var. EKAV Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Ekavart Gallery, yalnızca bir sergi alanı değil; sanatın nefes aldığı bir kültür platformu.

Galerinin kurucusu ve sanat vizyonunun mimarı İnci Aksoy ise sanat dünyasında fark yaratan bir isim.
Aksoy’un yaklaşımı, klasik galericilik anlayışının ötesinde:

Sanatı yalnızca sergilemiyor, yaşatan bir deneyime dönüştürüyor

Sanatçı ile izleyici arasında duygusal ve düşünsel bir köprü kuruyor

Genç sanatçıları destekleyerek geleceğe estetik bir miras inşa ediyor

Onun dokunuşuyla Ekavart Gallery, adeta İstanbul’un kültür haritasında ışıltılı bir sanat mabedi haline geliyor.



Üç Sanatçı, Üç Güçlü Yansıma

“Tres Specula / Üç Yansıma” sergisi, farklı disiplinlerde üretim yapan üç önemli sanatçıyı ortak bir düşünsel zeminde buluşturuyor;

Çiçek Benardete , Pembe Tüzüner, Tina Varon

Latince “üç ayna” anlamına gelen sergi, sanatın yansıtma gücünü merkezine alıyor. Her sanatçı, kendi malzemesi ve diliyle gerçekliği yeniden kurarken; izleyiciye yalnızca görsel değil, duygusal ve düşünsel bir derinlik sunuyor.

Zaman, Doğa ve Dönüşümün Sanatsal Yorumu



Çiçek Benardete, izleyiciyi 60’lar ve 70’lerin büyülü sosyal atmosferine götürüyor. Gece hayatı, dans, sosyalleşme… Her tuval, geçmişin yaşayan bir sahnesi gibi.



Pembe Tüzüner, metalin sertliğini doğanın akışkanlığıyla buluşturuyor. Kuşlar, çiçekler ve soyut formlar; özgürlük ve dönüşümün simgesi haline geliyor.



Tina Varon ise kırılganlık ile güç arasındaki ince çizgide yürüyerek; cam, metal ve form üzerinden varoluşun estetik gerilimini gözler önüne seriyor.



Sanatın Üç Boyutlu Deneyimi

Bu sergi, yalnızca izlenen değil; hissedilen, düşünülen ve içselleştirilen bir deneyim sunuyor.
Form, ışık ve yüzey arasındaki ilişki; mekânla bütünleşerek ziyaretçiyi çok katmanlı bir sanat yolculuğuna çıkarıyor.



Bir Sergiden Fazlası

Tres Specula / Üç Yansıma”, İstanbul’un sanat sahnesinde sadece bir sergi değil;
estetik, vizyon ve kültürün kusursuz birleşimi olarak öne çıkıyor.

Ekavart Gallery ve İnci Aksoy’un öncülüğünde hayat bulan bu özel proje, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne sererken; izleyicilere unutulmaz bir deneyim vadediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

The Mesmerizing Encounter of Light, Form and Soul at Ekav

The Pinnacle of Art

The Pearl Artists of a Pearl Gallery; Three Reflections, One Soul

Art…
The purest, deepest, and most timeless way for humanity to express itself. It is the memory of a society, its soul, and the most powerful mark it leaves for the future.
Where there is art, there is aesthetics, there is thought, there is elegance. And there are moments when art is not merely exhibited—it is truly lived… One of those moments took place in the heart of Istanbul.

The Most Elegant Night of Art at The Ritz-Carlton

Located within one of Istanbul’s most prestigious landmarks, The Ritz-Carlton Hotel, Ekavart Gallery is hosting an exhibition set to leave a lasting mark on the art world between April 7 – May 7, 2026: “Tres Specula / Three Reflections.”

The opening night was nothing short of an elite gathering. Distinguished figures from the worlds of art, business, and high society came together at this exclusive event where elegance, style, and culture met in perfect harmony.

With every detail meticulously curated, the evening was not just an exhibition opening; it became a refined celebration of high aesthetics—an unforgettable artistic spectacle.

EKAV’s Vision, İnci Aksoy’s Signature on Art

Behind this enchanting atmosphere lies a powerful vision. Operating under the umbrella of EKAV Education, Culture and Research Foundation, Ekavart Gallery is not merely an exhibition space—it is a living cultural platform where art breathes.

The gallery’s founder and the architect of its artistic vision, İnci Aksoy, stands out as a remarkable figure in the art world.

Her approach transcends traditional gallery concepts:

She transforms art from something displayed into something experienced

She builds a deep emotional and intellectual bridge between artist and audience

She supports emerging talents, creating an aesthetic legacy for the future

With her touch, Ekavart Gallery becomes a radiant sanctuary of art on Istanbul’s cultural map.

Three Artists, Three Powerful Reflections

The exhibition “Tres Specula / Three Reflections” brings together three distinguished artists from different disciplines on a shared conceptual ground:

Çiçek Benardete, Pembe Tüzüner, Tina Varon

Meaning “three mirrors” in Latin, the exhibition centers on the reflective power of art. Each artist reconstructs reality through their own material and language, offering not only visual richness but also emotional and intellectual depth.

An Artistic Interpretation of Time, Nature and Transformation

Çiçek Benardete invites viewers into the enchanting social atmosphere of the 1960s and 1970s. Nightlife, dance, and social scenes—each canvas feels like a living fragment of the past.

Pembe Tüzüner merges the rigidity of metal with the fluidity of nature. Birds, flowers, and abstract forms emerge as symbols of freedom and transformation.

Tina Varon walks the delicate line between fragility and strength, revealing the aesthetic tension of existence through glass, metal, and form.

A Three-Dimensional Experience of Art

This exhibition offers more than something to observe—it is something to feel, contemplate, and internalize.

The relationship between form, light, and surface integrates with space, guiding visitors through a multi-layered artistic journey.

More Than an Exhibition

Tres Specula / Three Reflections” is not just an exhibition in Istanbul’s art scene;
it stands out as a flawless fusion of aesthetics, vision, and culture.

Brought to life under the leadership of Ekavart Gallery and İnci Aksoy, this exceptional project once again highlights the unifying power of art, promising visitors an unforgettable experience.

yilmazparlar@yahoo.com

Cuma

SİYASİ PERSPEKTİF: Batum’da Anlamlı Ziyaret-Yılmaz Parlar

SİYASİ PERSPEKTİF: Batum’da Anlamlı Ziyaret-Yılmaz Parlar:         Batum’da Anlamlı Ziyaret Acara İzci Teşkilatı’ndan Geleceğe Umut Mesajı Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin Katkılarıyla Gerçekl...

Salı

Borjgalo Etnografya Müzesi’ne Ziyaret-Yılmaz Parlar

 

Batum’da Gürcü Kültürünün Yaşayan Hafızası

Gürcistan’ın kültürel mirasını en özgün ve en etkileyici biçimde yaşatan yapılardan biri olan Borjgalo Etnografya Müzesi, sadece bir müze değil; adeta Gürcü halkının tarihini, yaşam tarzını, geleneklerini ve el sanatlarını canlı bir atmosferde geleceğe aktaran bir kültür vahası olarak öne çıkıyor.

Ahşap oymacılığının ruhunu taşıyan eserleri, etnografik düzenlemeleri ve zanaatkârlık mirasının titizlikle korunduğu alanlarıyla Borjgalo, bölgenin kültürel hafızasını koruyan eşsiz bir merkez niteliği taşıyor.

Batum Ziyareti Kapsamında Gerçekleştirilen İnceleme

Gürcistan Batum ziyaretim kapsamında, Kültür Danışmanı ve Koordinatörü Meri Diasamidze’nin değerli katkıları ve organizasyonu sayesinde, Adjara’nın önemli kültür duraklarından Borjgalo Etnografya Müzesini gezme fırsatı bulduk.

Görevliler, müzenin kuruluş amacı, kültürel rolü ve dünyaca tanınan usta sanatçı Kemal Turmanidze hakkında detaylı bilgiler paylaştı.

Kemal Turmanidze: Ahşaba Ruh Veren Usta

Acara’nın Keda ilçesine bağlı Namonastrevi köyünde doğan Kemal Turmanidze, çocukluk yıllarından itibaren resim yapmaya ve ahşap oyuncaklar üretmeye ilgi duyan, bugün ise Gürcistan’ın en bilinen usta ağaç oymacılarından biri olarak kabul edilen bir sanatçıdır.

Turmanidze’nin yüzlerce eseri, 2016 yılında kurulan Borjgalo Etnografya Müzesinin omurgasını oluşturuyor.
Sanatçının bazı eserleri Acara Devlet Müzesi’nde sergilenmekte olup, en seçkin çalışmaları uluslararası sergilerde de yer bulmuştur.

Müzenin Kültürel Önemi

Borjgalo Etnografya Müzesi, Gürcü kültürünün doğal yaşam döngüsünü yansıtan tematik alanları, el işçiliğiyle hazırlanan figürleri ve etnografik düzenlemeleriyle ziyaretçilere adeta zaman yolculuğu sunuyor.

Sadece Gürcistan’dan değil, dünyanın birçok ülkesinden gelen araştırmacıların, sanatseverlerin ve turistlerin ilgisini çeken müze, bölgenin kültürel tanıtımında kritik bir rol oynuyor.

Adjara’nın bu özel müzesi, hem yerel kültürün korunması hem de uluslararası ziyaretçilerin Gürcü geleneklerini yakından tanıması açısından büyük bir kültürel değer taşıyor.
Ziyaret, Gürcistan’ın kültürel mirasına dair derin bir bakış sunarken, usta sanatçı Kemal Turmanidze’nin yaşamı ve eserlerinin bölge için ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

yilmazparlar@yahoo.com

Visit to the Borjgalo Ethnographic Museum in Batumi

A Living Archive of Georgian Culture

The Borjgalo Ethnographic Museum, one of the most authentic and impressive cultural institutions in Georgia, stands not merely as a museum but as a vibrant cultural sanctuary that preserves and animates the history, traditions, and craftsmanship of the Georgian people. With its rich wooden sculptures, ethnographic installations, and masterfully crafted cultural displays, Borjgalo serves as a remarkable center safeguarding the cultural memory of the region.

Visit Conducted as Part of the Batumi Trip

As part of my visit to Batumi, and thanks to the valuable guidance and coordination of Cultural Advisor and Coordinator Meri Diasamidze, we toured the renowned Borjgalo Ethnographic Museum, one of Adjara’s significant cultural landmarks.

Museum officials provided detailed information about the institution’s purpose, cultural mission, and the internationally recognized master artist Kemal Turmanidze.

Kemal Turmanidze: The Master Who Gives Soul to Wood

Born in the village of Namonastrevi in the Keda district of Adjara, Kemal Turmanidze began drawing and crafting wooden toys as a child. Today, he is recognized as one of Georgia’s most prominent master woodcarvers.

Hundreds of his works form the core of the Borjgalo Ethnographic Museum, established in 2016.
Some of his pieces are exhibited at the Adjara State Museum, while his finest works have been showcased internationally.

The Cultural Importance of the Museum

The Borjgalo Ethnographic Museum offers visitors a journey through time with its thematic spaces reflecting the natural rhythm of Georgian life, hand-crafted wooden figures, and ethnographic scenes. The museum attracts not only visitors from Georgia but also researchers, artists, and tourists from around the world, playing a key role in promoting the region’s cultural heritage.

This unique museum in Adjara stands as both a guardian of local traditions and an educational gateway for international visitors seeking to understand Georgian culture.
The visit provided profound insight into Georgia’s cultural heritage and reaffirmed the significance of master artist Kemal Turmanidze’s contributions to the region.

yilmazparlar@yahoo.com



#BorjgaloMüzesi, #Batum, #GürcistanKültürü, #Acara, #EtnografyaMüzesi, #KemalTurmanidze, #MeriDiasamidze, #KültürelMiras, #AhşapOymacılığı, #GürcüGelenekleri, #KültürTuru, #BatumKültür, #MüzeZiyareti, #GürcistanGezisi,

#BorjgaloMuseum, #Batumi, #GeorgianCulture, #Adjara, #EthnographicMuseum, #KemalTurmanidze, #MeriDiasamidze, #CulturalHeritage, #GeorgiaTravel, #WoodCarvingArt, #GeorgianTraditions, #CulturalTourism, #BatumiCulture, #MuseumVisit,



Dr. Seyfullah Türksoy’a Kazakistan’dan “Altın Kaplan” Onuru-Yılmaz Parlar

  Türk dünyası eksenindeki kültürel diplomasi ve medya çalışmalarına uzun yıllardır uluslararası alanda yön veren İpekyolu Kamu Diplomasisi Teşkilatı Başkanı, araştırmacı–gazeteci–yazar Dr. Seyfullah Türksoy, Kazakistan’ın prestijli "Altın Kaplan Ödülü”ne layık görüldü.

Türk dünyasıyla ilgili çalışmalarıyla yalnızca Türkiye’de değil, geniş bir coğrafyada saygı ve takdir kazanan Dr. Seyfullah Türksoy; fikirleri, üretkenliği ve diplomatik vizyonuyla Türk kültür mirasının küresel ölçekte tanıtılmasına öncülük eden nadir isimlerden biridir.

Yıllardır aralıksız sürdürdüğü akademik araştırmalar, medya çalışmaları ve kamu diplomasisi faaliyetleri sayesinde Türk dünyasının ortak değerlerini görünür kılan Türksoy, milletler arasında köprü kuran bir kültür elçisi olarak kabul edilmektedir.

Onun azmi, istikrarlı duruşu ve gönüllere dokunan birleştirici yaklaşımı, hem genç kuşaklara ilham vermekte hem de Türk dünyasının geleceğine ışık tutmaktadır

Ödülü Prof. Dr. Darhan Kıdırali Takdim Etti

Ödül, Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Senatosu Üyesi, tanınmış tarihçi ve Türkolog Prof. Dr. Darhan Kıdırali tarafından takdim edildi.
Kıdırali törende yaptığı konuşmada, Dr. Türksoy’un Türk dünyasını bir araya getiren vizyoner çalışmalarına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Uzun yıllardan beri Türk Dünyası’na hizmet eden, bizleri bir araya getiren, hepimizin çok sevdiği Dr. Seyfullah Türksoy, Türk Dünyası’nın gerçek Altın Adamıdır.
Biliyorsunuz, Kazakistan’da milattan önce yaşamış ‘Altın Adam’ bulunmuştu. Bu Altın Adam’ın üzerinde yer alan Altın Kaplanı, Dr. Seyfullah Türksoy’a takdim ediyoruz.”

Altın Adam Sembolünün Anlamı

Kıdırali’nin sözlerine konu olan “Altın Adam”, Kazakistan’da keşfedilen ve Türk tarihinin en önemli arkeolojik figürlerinden biri olarak kabul edilen Golden Mane işaret ediyor.
Bozkır kültürünün zenginliğini, devlet geleneğinin köklerini ve tarihsel sürekliliği yansıtan bu figür üzerindeki altın kaplan motifi, cesaret, liderlik ve köklü kültürel hafızanın sembolü olarak değerlendiriliyor.

Türk Dünyasına Katkılarından Dolayı Verildi

“Altın Kaplan”, Türksoy’a; Türk dünyası arasında kültürel bağların güçlendirilmesi, ortak tarih bilincinin yaşatılması ve kamu diplomasisi alanındaki uzun soluklu çalışmaları nedeniyle takdim edildi.

Türksoy: “Bu ödülü tüm Türk dünyası adına kabul ediyorum”

Dr. Seyfullah Türksoy, böylesine anlamlı bir ödülü almanın kendisi için bir onur olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu ödülü yalnızca kendi adıma değil, Türk dünyasının ortak geleceğine inanan tüm gönül insanları adına kabul ediyorum. Kültürel birliğimiz ve ortak vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımız kararlılıkla sürecektir.”

yilmazparlar@yahoo.com

Dr. Seyfullah Türksoy Receives Kazakhstan’s Prestigious “Golden Tiger Award”

Dr. Seyfullah Türksoy, President of the Silk Road Public Diplomacy Organization and a renowned researcher, journalist, and author, has been honored with Kazakhstan’s prestigious “Golden Tiger Award.”
Celebrated across a wide geography—not only in Türkiye—for his lifelong contributions to the Turkic world, Dr. Türksoy is regarded as one of the rare figures who lead the global promotion of Turkic cultural heritage through his ideas, productivity, and diplomatic vision.

For years, Türksoy has played a key role in making the common values of the Turkic world visible through his continuous academic research, media work, and public diplomacy initiatives. His dedication, steady stance, and unifying approach—touching hearts and building bridges—have earned him recognition as a cultural ambassador who inspires younger generations and sheds light on the future of the Turkic world.

Award Presented by Prof. Dr. Darhan Kıdırali

The award was presented by Prof. Dr. Darhan Kıdırali, Member of the Senate of the Parliament of the Republic of Kazakhstan, prominent historian, and Turkologist.

In his speech during the ceremony, Kıdırali highlighted Dr. Türksoy’s visionary work uniting the Turkic world and stated:

“For many years, Dr. Seyfullah Türksoy has served the Turkic World, bringing us together. He is a true Golden Man of the Turkic World.
As you know, the ‘Golden Man,’ who lived before the Common Era, was discovered in Kazakhstan. We are presenting the Golden Tiger depicted on this Golden Man to Dr. Seyfullah Türksoy.”

The Meaning of the Golden Man Symbol

The “Golden Man” referenced in Kıdırali’s remarks is one of the most significant archaeological symbols in Turkic history, discovered in Kazakhstan.
Representing the richness of the steppe culture, ancient statehood traditions, and deep historical continuity, the golden tiger motif on the figure symbolizes courage, leadership, and cultural legacy.

Awarded for His Contributions to the Turkic World

The Golden Tiger Award was presented to Dr. Türksoy in recognition of his long-standing contributions to strengthening cultural ties across the Turkic world, preserving shared historical consciousness, and advancing public diplomacy on an international scale.

Türksoy: “I accept this award on behalf of the entire Turkic world”

Expressing his gratitude for receiving such a meaningful honor, Dr. Seyfullah Türksoy said:

“I accept this award not only on my own behalf, but on behalf of all those who believe in the shared future of the Turkic world. Our work will continue with determination in line with our cultural unity and common vision.”

yilmazparlar@yahoo.com



#SeyfullahTürksoy #AltınKaplanÖdülü #Kazakistan #TürkDünyası #KamuDiplomasisi #AltınAdam #İpekyolu #KültürelDiplomasi #TürkBirliği #ÖdülTöreni,

 

#SeyfullahTurksoy, #GoldenTigerAward, #Kazakhstan, #TurkicWorld, #CulturalDiplomacy, #SilkRoad, #TurkicUnity, #GoldenMan, #KazakhHistory, #PublicDiplomacy, #TurkicHeritage, #InternationalRecognition, #CulturalAmbassador,



Cumartesi

Bana Bir Dakika Verin-Yılmaz Parlar

  

Enstalasyonu Dansın Sınırlarını Nasıl Aşıyor?

Özgürlüğün Bedendeki Sureti

Dans, insan bedeninin taşıdığı kimliği ve hikâyeyi zamanın dışına çıkararak görünür kılabilir mi?
Doria Belanger ile Benttt’nin “Bana Bir Dakika Verin” projesi, tam da bu soruya radikal bir yanıt sunuyor.

Özgürlük, bedenin kendi ritminde saklıdır.

Bir dakikaya sığan hareket, her dansçının kendine özgü iç sesini, kültürünü, hafızasını ve kimliğini aralayıp ortaya çıkarıyor.

Zamanın kaldırıldığı bu deneyimde özgür dansçılık, bireyin kendi bedenine ait olma hakkını, ifade özgürlüğünü ve sınır tanımayan bir yaratıcı evreni temsil ediyor. Mekân, zaman ve kimlik birbirine karışıyor; beden ise birer “özgürlük manifestosu” hâline geliyor.

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton’un Katılımıyla

If Istanbul'da Unutulmaz Bir Gece
Dorıa Belanger & Benttt’den “Bana Bir Dakika Verin”

Zaman, Beden ve Hareketle Yazılan Bir Dijital Şiir

20 Ocak 2026 Cuma akşamı Institut Français İstanbul Sergi Salonu, uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir dijital-dans enstalasyonuna ev sahipliği yaptı. Küratörlüğünü Doria Bélanger’in yaptığı, teknolojik yaratımını ise Benttt kolektifinin üstlendiği “Bana Bir Dakika Verin ” projesi, mekânı ışık, hareket ve dijital bedenlerle adeta yeniden kurguladı.

Bir dakikalık dans portrelerinden oluşan ve bugün dokuz ülkeyi kapsayan uluslararası bir koleksiyon hâline gelen proje, izleyiciye zamanın akışını izlemek yerine onu hissetmeyi öneren büyüleyici bir atmosfer sundu.

Her Beden Bir Hikâye, Her Hareket Bir Kimlik

Belanger’in nötr bir ortamda tek plan çektiği videolarda beden, tek ve en güçlü ifade aracına dönüşüyor.
Bir dakikalık süre ise yoğunlaştırılmış bir özgürlük alanı yaratıyor:

Jestlerin tekrarı kimliğin derin katmanlarını ortaya çıkarıyor.

Zaman kaldırıldığında her dansçı kendi hikâyesinin ritmine kavuşuyor.

Farklı ülkelerden gelen dansçılar, görünmez bir hatla birbirlerine bağlanıyor.

Bu serginin Türkiye ayağında Halil İbrahim Aygun, Ece Çamlı, Mustafa Kaplan, Melih Kıraç, Serap Meriç, Canan Yücel Pekiçten, Leyla Postalcıoğlu, Kamola Rashidova ve Yunus Emre Şahin gibi çağdaş dansın önemli isimleri yer aldı.
Portreler, hem Türkiye çağdaş koreografi sahnesinin dinamizmini hem de evrensel dans dilinin eşsiz çoğulluğunu gözler önüne serdi.

Başkonsolos Nadıa Fanton’dan Özel Açılış Konuşması

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, açılış konuşmasında projenin kültürel önemine değindi:

“Her bir dansçı, dünyada var olmanın bambaşka bir bütünlüğünü gösteriyor.
Türkiye’den katılan sanatçılarla bu koleksiyon daha da zenginleşti.
Bu proje, çağdaş sanatın kalbinde yer alan çeşitliliği ve yaratıcılığı güçlü bir şekilde görünür kılıyor.”

Fanton, serginin İzmir’de de sunulacağını belirterek Türkiye’deki kültür ve sanat hareketliliğine katkıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti vurguladı.

DORIA BÉLANGER, “Bedenin içinden doğan hareket, kimliğin kapısını açıyor.”

Sanatçı, projeyi ilk kez 2015’te tasarladığını belirterek şöyle konuştu:

“Amacım, bedenin içinden doğan hareketi yakalamak ve ona alan açmaktı.
Bu proje farklı bedenlerin, kültürlerin ve hikâyelerin nasıl bir arada var olabileceğini gösteriyor.
Gece, özgürlük ve sınırsızlık demektir; aynı dakika içinde bile artık sınırlar yok.”

Belanger, Türk dansçılarla çalışmanın projenin evrensel boyutunu güçlendirdiğini ifade etti.

Çizer Benttt, Hareketten Doğan Çizgiler

Videolardan aldığı anlık duruşları çizgisel forma taşıyarak hareketin enerjisini kâğıda aktarıyor.
Çizimler, bedenin dijital izini fiziksel bir “hareket belleği”ne dönüştürüyor.
Böylece dans, ekrandan çıkarak mekânda yeni bir boyuta geçiyor.

Dorıa Bélanger İle Özel Röportaj

Her Bir Dansçıya Kendini Anlatabileceği Bir Alan Vermek İstedim

Belanger, proje fikrinin kökenini şöyle açıkladı:

Dansçıları görünür kılma arzusu

“Dansçıların aynı anda birçok kişiye mal olması beni hep düşündürmüştü.
Onları gerçekten tanıyabilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri bir alan yaratmak istedim.”

Tek ortak kural: Bir hareketin birikimi

“Tüm dansçılar için ortak bir öneri vardı:
Bir hareketi tekrar et, ona yoğunlaş, içinden gelen ritmi serbest bırak.
Tekrar, kimliğin en içteki katmanlarını ortaya çıkarıyor.”

Beden içinden doğan kimlik

“Bir dansçıyı keşfetmek, aslında onun düşünme ve var olma biçimine temas etmektir.”

Sınırları kaldıran gece

“Gece, özgürlük demektir.
‘Bana bir dakika ver’ dedim ama o bir dakika içinde bile artık hiçbir sınır yok.”

Bitmeyen bir proje

“Yeni ülkeler, yeni bedenler, yeni kimlikler…
Bu koleksiyon dünyanın hareket haritası olmaya doğru gidiyor.”

Enstalasyonun Sanatsal Önemi

Bu proje yalnızca bir dans çalışması değil;
kimlik, beden, zaman, hafıza ve özgürlük üzerine çok katmanlı bir sanat araştırması.

Dansın dijital teknolojiyle birleştiği yeni bir anlatım dili kuruyor.

Kültürler arası diyaloğu hareket üzerinden görünür kılıyor.

Bedenin bireysel ifadesini kolektif bir hafızaya dönüştürüyor.

Küresel çağdaş dans sahnesinin en özgün projelerinden biri olarak kayda geçiyor.

Sergi Tarihleri

30 Ocak 2026 – 15 Mart 2026
Institut Français İstanbul – Sergi Salonu
Ziyaret günleri: Pazartesi–Cumartesi / 10:00–18:00

yilmazparlar@yahoo.com